Tıp ve Sanat

Kadri Yamaç

---

Dostoyevski’den Nevrotik Bir Karakter: Raskolnikov

Dünya edebiyatının büyük ismi Dostoyevski, romanlarındaki ruhsal sorunlu karakterleriyle dikkat çeken bir yazardır. Kendisi sara hastası olan Dostoyevski’nin karakterlerinde sara, şizofreni, histeri ya da nevroz gibi hastalıklar sık görülür. Bu tiplemelerin kurgusundaki ilginç taraf ruhsal sorunlu kişilerin bir biçimde kötülüklere bulaşması ve sonunda, Dostoyevski’nin ahlaksal öğretisi doğrultusunda huzura erişiyor olmalarıdır.

Dostoyevski gençlik yıllarında radikal liberal gruplar içerisinde yer almış, bu nedenle de tutuklanmış ve idama mahkum edilmiş. Tam kurşuna dizilmek üzereyken, hem de son anda açıklanan bir afla hayata dönmüş. Yaşadığı bu büyük gerilim ve idam hükmünün hapis cezasına çevrilmesi ardından  yaşadığı yıllar Dostoyevski’yi çok etkilemiş ve bambaşka bir insan haline getirmiş. Yunan Katolik inancıyla tanışan ve Rus Milliyetçiliği ideolojisini kabullenen Dostoyevski bundan sonraki edebiyat çalışmalarında karakterlerini yeni ideolojisi doğrultusunda yönlendirmiş, romanlarını bu amaçla kullanmıştır. Bu yazıda konu ettiğimiz Suç ve Ceza da, Dostoyevski’nin bir zamanlar yakın olduğu gruplara karşı mücadele romanı olarak tasarlanmış ideolojik bir eserdir. Suç ve Ceza romanının kahramanı Raskolnikov da bu amaçla yaratılmış hasta ruhlu bir katildir.

Gelelim romanın konusuna ve başkahramanına. Başkahraman Rodion Romanovich Raskolnikov ezici derecede yoksul ve bu nedenle üniversiteyi bırakmak zorunda kalmış, ruhen de sorunları olan bir kişidir. Bir apartmanın beşinci katında, dolaba benzer bir odada  yaşamaktadır. Biraz gururlu, kafası karışık ve bunalımlıdır. Sayfalar ilerledikçe görüleceği üzere Napolyon gibi kişileri gözünde yüceltmektedir. Raskolnikov`a göre onlar üst insanlardır ve kendisi de onlar gibi olmak isteyecektir. Gerekirse bir cinayet işlemek bile böyle bir amaca uygun düşen bir eylemdir.

Romanda yaz mevsimin boğucu sıcağı ve yoksul çevre yaşamı, insanın içini bunaltıcı şekilde anlatılır: “Boğucu bir hava vardı sokakta, çok sıcaktı: yapı iskeleleri, tuğlalar, kireç tozları, itişip kalkışan kalabalık; bir yazlık kiralama olanağı bulunmayan Petersburglunun çok iyi bildiği o güzel, pis, yaz kokusu… Tüm bunlar genç adamın zaten bozuk olan sinirlerini iyice germişti. Hele semtin bu bölgesinde sayıları iyice kabarık olan meyhanelerden yayılan dayanılmaz içki kokusu, henüz iş zamanı olmasına karşın adım başında rastlanan sarhoşlar, tablonun iğrenç ve iç. karartıcı rengini tamamlıyor gibiydi“

Dostoyevski’nin betimlediği ortam Raskolnikov’un kafasının içindeki, korkunç ve karmaşık düşünceleri iyice besleyecek şekilde iğrençtir. Cinayet tasarımına uygun bir kişi olarak, yoksulluk içindeki insanları sömürenlerin temsilcisi olduğunu düşündüğü tefeci bir kadını seçer. Bu seçim bir yandan da yoksul annesi ve yoksulluk nedeniyle bir özveride bulunarak kötü bir adamla evlenmeye hazırlanan kız kardeşi Dunya için de bir iyilik olacaktır. Sonunda eylem günü gelir ve Raskolnikov tefeci kadın Alyona’yı baltayla kafasını parçalayarak feci bir biçimde öldürür. Hemen cinayet sonrasında, tamamen tesadüfen odaya gelen, kadının kız kardeşi Lizaveta’yı da aslında önceden planlamadığı halde öldürür.

Cinayet sonrası Raskolnikov, önceden düşlediği gibi Napolyonvari hisler içinde bulmaz kendini. Cinayet anından itibaren içini büyük bir korku, güçsüzlük ve umutsuzluk sarar. Artık iç sorgulamalar başlayacak, kendini çok kötü hissedecek ve daha sonra polise cinayeti itiraf edecektir. Bu günlerde, ailesine yardımcı olmak için fahişelik yapan, sessiz, utangaç ve ürkek Sonya ile tanışması ve aralarında doğan ilişki Raskolnikov’u bambaşka iç sorgulamalara taşır. Suçunu itiraf ettikten sonra hapse girer ve çözümü İsa ve Hıristiyanlıkta bulur. Ruhsal bunalım ve kötülük Dostoyevski`nin önerdiği ahlaksal çözümlemeye taşınır. Şu sözlerle son erer kitap: “Ama burada yeni bir öykü başlıyor: Bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin, yeni bir hayat bulmasının, bir dünyadan başka bir dünyaya geçmesinin, hiç bilmediği yepyeni bir gerçekle tanışmasının öyküsü”.

İlk okumada bir cinayet, vicdani sorgulamalar ve pişmanlık temalarıyla örülen eserin daha dikkatli okunduğunda, hiç de böyle bir sıradan cinayeti ve cinayet sonrası pişmanlık, vicdan azabı ve benzeri duyguları aktartmak amacıyla yazılmış olmadığı sezilir. Bu kitap Dostoyevski’nin siyasal bakış açısının sert biçimde kaleme alındığı ve ahlaksal öğretisinin dillendirildiği bir eserdir. Romanın heyecanlı ve sürükleyici kısımları belki cinayet ve hemen sonrası bölümleridir. Buralar geçildikten sonra bu cinayetin neden işlendiğinin açıklaması okuru çok da ikna etmeyecektir. Raskolnikov’un karakteri ve cinayet tasarımı planlanırken aslında Dostoyevski’nin daha önce yakın olduğu dünya görüşündeki kişilere her bir satırda mesaj vermek isteği vardır.

Suç ve Ceza romanının kurgusu ve örneğin Raskolnikov’un Sonya ile birlikte anlatıldığı bazı bölümler ünlü yazar ve edebiyat eleştirmeni Vladimir Nabokov’u tarafından çok sert eleştirilmiştir. (Nabokov, 2013 pp. 166-170). Konuya ilgi duyanlara Nabokov’u okumalarını öneririm.

Dostoyevski Raskolnikov’u ahlaki öze döndürerek huzura eriştirirken, baskıcı düzen ve halkı yoksullaştıran tefecilerle mücadelenin sadece pasif bir ahlaki öze dönmekle nasıl çözüleceği konusunu boşlukta bırakır. Dikkatli bir okuyucu Dostoyevski’nin bu ideolojik tercihini elbet farketmekte ve hafifçe gülümsemektedir.

Suç ve Ceza kuşkusuz bir solukta okunacak toplumsal ve felsefi bir roman, etkileyici bir baş yapıt. Okumayanlar varsa bu eser mutlak okuma programına alınmalı. Bu kısa yazıda dile getirdiğimiz yorumlar belki okurlarımızın romanı ve başkahramanı değerlendirmelerinde onlara yol gösterici olur.

aadf3raskolnikov.250px

Resim 1: Raskolnikov tefeci kadın Alyona’yı. baltayla öldürürken.
(Polonyalı ünlü animasyon sanatçısı Piotr Dumala’nın “Crime and Punishment” isimli çizgi filminden bir kare) (Dumala).

 

 

 

crimepunishment.250px

Resim 2: Suç ve Ceza’nın sahnelenişinde Raskolnikov ve Sonya (Repertory Theatre, St. Louis).

 

dostoev.250px

Resim 3: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski.

Kaynakça

Dumala, Piotr, [haz.]. Piotr Dumala - Crime And Punishment. [İnternet].

Nabokov, Vladimir. 2013. Rus Edebiyatı Dersleri. İstanbul : İletişim, 2013.